Yalnızlığın Acıttığı Anlar
Yolda hiçbiryere yetişme geregi olmadan yürürken, birden yavaş yavaş yağmur başlar. kişi alışkanlık olarak adımlarını hızlandırır. sonra hatırlar ki nasılsa görecek, seni umursayan, sırılsıklam olmuş olmana üzülecek, seni seven biri yok. adımları tekrar yavaşlatır, evine yalnız başına akşam yemeğini yemek üzere en uzun yoldan döner.
Etrafınızı deli gibi dağıtmanıza rağmen kimselerin size laf söylemediği, kimselerin o daginiklarinizi toplamadigi anlar.daginik olmak hoş ama, bu noktada anlaşilan yalnızlık en az o eşyalar kadar dağıtır, toparlanamaz hale getirir insani.
Televizyondaki spiker sunumunu bitirip iyi akşamlar dediğinde “sanada” diye karışlık verme ihtiyacı duydugun an.
Elinde sigara , manasızca karşı duvara baktığın an.
Sevdiğin şarkıyı senin kadar sevebilecek hiçkimsenin yanında olmadığı an.
Posted under Melankoli
