Süzülüyorum Napeym
Hayatı boşvermiş bir insanın anatomisini anlatan bir yazı bu.
Türk filmlerindeki o acı aşk temalı senaryoları yaşamışlığı olan bir insan müsvettesi olarak görülen zamanlarım olmuştur. Bazen hayatımdaki 10 güzel anıyı sıraya koymak için kağıt kalemi elime aldığım olmuş ve uzun bir düşünce süresiyle 10 maddeyi yazabilmişimdir, ancak bu maddelerin 8 tanesinin başkalarının yaşatmışlığı olduğunu fark etme süresi, düşünme süremden daha kısaydı, kağıdı yırtıp atmam çok daha kısa.
Hayatımda bir her zaman her işin altından bir terslik çıktığını ve hayatımın bu yuzden çok ters gittiğini 26 yaşında bir akşam üstü anlayabildim. Evet bu yaşa kadar bunu anlayamamamın ağırlığını hissetmişliğimde oldu, kurşunun gideceği adresi bilmesi sendromu aslında her aksiliğin veya her şeyın kötü gideceği insanı bulması vardır ya işte ben o insanlar arasındaki maratonda hızla birinciliğe koşuyorum.
Çevremdeki her arkadaşımın anlattığı mutluluk masallarını dinlediğim oluyor, ben bunlara masal diyorum çünkü yaşanma ihtimali olmayan her şey sanırım masaldır, ancak ya bir çilingir sofrasının konusu oluyor, daha ileri gitmesi benim maratonu bitirmeme bağlanabilir esasında ama sanmıyorum ben bu maratonun kombinesini almışım. Zaten bu hikayelerin tek amacı vardır, oda bir sigara daha yakıp hayattan 3 - 5 dakika daha çalmak. (Bu arada Sigara maratonu etkilemiyor, performansda herhangi bir değişim yok)
Yazdığım bu yazıda 24 Mayıs sabahında uyku tutmadığı için yazılmıştır, Hatta şu anda dışarıda hafif bir aydınlık var sabah oldu yeni bir gün başlayacak ben o yeni günde olmayacağım, o saatlerde uyuyarak kaçıyorum günden hayat böyle daha bir garip esasında gecenin verdiği huzur farklı bir şey…
Bıraktım kendimi boşluğa “Süzülüyorum Napeym”
(M.P 24.05.2009)
Posted under Karalama
