İstanbul’a Kar Yağıyor

Fotoğraf sizi şaşırtmasın, “aaa bu çocuk kar yağışını beğeniyormuş” fikrine kapılmayın sevdiğimden değil maksat fotojenik bir konuya giriş. Günlerdir gelecek, geliyor, kapıda derken kar İstanbul’a geldi. Bu sefer kötü geldi durmuyor devamlı yağıyor, Güzel memleketimin belediyesi çalışıyor ama nafile, haberlerde izliyorum, Şurası açıldı, burası tuzlandı, bilmem kaç bin ton tuzu bilmem nerelere döküyoruz ölçüyoruz bık bık bık, ama haberlerde şunuda gördüm metrobüs yolu tuzlanmamış. Basın açıklamalarında “evden araba ile çıkmayın toplu ulaşım araçlarını kullanın” cümleleri sarf ediliyor gel gör ki toplu taşıma araçları yolda kalmış, yolları tuzlanmamış.
Kendimize bakacak olursak arabamızı bilmem kaç kilometre uzakta bırakıp eve yürüdük, çoğul yazmam sizi aldatmasın insan kar yağarken yürüyünce kendi kendine konuşmaya başlıyor, hatta düşme tehlikesi geçiren ben, 3-5 salladım kaldırımada, gerçi elimde olan bir olay değil işten geliyoruz bot giyecek halimiz yoktu, bot giyemiyorum aslında botum’da yok benim, Geçen sene birisi kapıdan çaldı buda ayrı hikaye ama detayına girmeyeceğim. O gün bugündür hala ayakkabılarımı evin içine alırım.
Aslında bugün bot almayı düşündüm nitekim gittim alışveriş merkezine alalım bir bot bari rahat yürüyelim dedik, (burdaki çoğul doğrudur iki kişi baktık çünkü) ama almaktan caydım, bilmem kaç hafta önce 70-Tl olan bir bot kış zammı görmüş 165-Tl olmuş yok arkadaş daha neler kar dediğin İstanbul’da en fazla 1 hafta yağar çeker gider sırf bunun için bilmem kaç lira vermek istemiyorum. Aslında yalan söylüyorum Geçen hafta Sirkeci’de gördüm bir tane aklım onda mı kaldı ne bugün her baktığım botu onu kıyasladım.
İşte kış bize böyle geldi, Bot alsam mı, arabaya zincir alsam mı, arabayı nereye bıraksam, pazartesi işe nasıl gidicem, yolda kayarmıyım, böyle boş boş dertler yaratıyorum kendime…
Posted under Hayattan

