<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bunlarda Yaşandı !!! - X91.NET &#187; Melankoli</title>
	<atom:link href="http://www.x91.net/kategori/hayattan/melankoli/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.x91.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 29 Jan 2012 18:07:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Birbirimizi Sevebilmek</title>
		<link>http://www.x91.net/hayattan/melankoli/birbirimizi-sevebilmek.html</link>
		<comments>http://www.x91.net/hayattan/melankoli/birbirimizi-sevebilmek.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Mar 2011 20:28:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Metin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Melankoli]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk]]></category>
		<category><![CDATA[ben]]></category>
		<category><![CDATA[birbirimizi]]></category>
		<category><![CDATA[böcekler]]></category>
		<category><![CDATA[sen]]></category>
		<category><![CDATA[sevebilmek]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.x91.net/?p=1557</guid>
		<description><![CDATA[Sıkıntı ve depresif duyguların hakim olduğu bir zaman diliminde evin bir köşesinde Leo Buscaglia&#8217;nın Birbirimizi Sevebilmek kitabına rastladım.  Bu tür kitaplar pek favorim sayılmaz, ancak şöyle bir üstten baktığımda kitabın içeriği hayli ilginç geldi, kitabın ana konsepti, iki insanın birbirini severken yaşadığı olaylar, ancak her bölüme başlangıçda o konu ile alakadar daha önceden söylenmiş ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_1558" class="wp-caption aligncenter" style="width: 210px"><a href="http://www.x91.net/wp-content/uploads/Birbirimizi-Sevebilmek.jpg"><img class="size-full wp-image-1558" title="Birbirimizi Sevebilmek" src="http://www.x91.net/wp-content/uploads/Birbirimizi-Sevebilmek.jpg" alt="Birbirimizi Sevebilmek" width="200" height="288" /></a><p class="wp-caption-text">Birbirimizi Sevebilmek</p></div>
<p>Sıkıntı ve depresif duyguların hakim olduğu bir zaman diliminde evin bir köşesinde Leo Buscaglia&#8217;nın Birbirimizi Sevebilmek kitabına rastladım.  Bu tür kitaplar pek favorim sayılmaz, ancak şöyle bir üstten baktığımda kitabın içeriği hayli ilginç geldi, kitabın ana konsepti, iki insanın birbirini severken yaşadığı olaylar, ancak her bölüme başlangıçda o konu ile alakadar daha önceden söylenmiş ve akılalra kazınmış sözler var. Kitabı yüzeysel olarak okudum, aslında okumama pek gerek yoktu birisi benim için önceden bu kitabı tamamen okumuş ve kitapdaki en önemli yerleri tek tek kalemle işaretlemiş altların çizmiş.  Kim acaba yoksa bu kitap bize böylemi gelmiş bilemiyorum, Her neyse sadete gelecek olursak kitapdaki bu sözlerden bazılarını yazma ihtiyacı duydum neden bilmiyorum.</p>
<p>&#8220;Her birimiz tek kanadı olan meleğiz. Ve bizler, ancak birbirimizi kucaklayarak uçabiliriz&#8221;</p>
<p>&#8220;Belki tümüyle mutlu tam bir gün yaşamadım&#8230; ama aşırı sevinçle dolu dakikalarım olduğunu biliyorum. Ama böyle dakikalar çok sık olarak yalnızlık, şaşkınlık, düş kırıklığı ve belki de umutsuzluklarla bölünmüşlerdir.&#8221;</p>
<p>&#8220;Kıskançlığı bir fikir sanırdım. Öyle değil bir acıymış&#8221;</p>
<p>&#8220;Yaşayan hiç bir şey, yalnız başına ya da yalnızca kendisi için var olamaz&#8221;</p>
<p>&#8220;Sevmek, hayattaki en büyük meydan okumadır&#8221;</p>
<p>Bunun gibi bir çok sözle dolu olan bir kitap. Ancak kitapda bulduğum bir yazı varki hayli enteresan. Onuda yazarak bu yazıyı sonladırıyorum&#8230;</p>
<p>Sana beni dinlemeni söylediğimde<br />
bana öğüt vermeye başladın,<br />
söylediğimide yapmadın.</p>
<p>Sana beni dinlemeni söylediğimde<br />
bana niye demeye başladın,<br />
duygularımı ayaklar altına alıp çiğnedin.</p>
<p>Sana beni dinlemeni söylediğimde<br />
kendine buna zorunlu duyumsadın,<br />
sorunlarımı çözmeye ister gibi davrandın<br />
sonunda benide başarısızlığa uğrattın.</p>
<p>Dualar belki de bazı kişilere yardımcı olur<br />
çünkü<br />
Tanrı öğüt vermez suskundur.<br />
Ve durumları düzeltmeye çalışmaz</p>
<p>O yanlızca dinler ve işinizi<br />
kendinizin çözümleyeceğinize inanır.</p>
<p>Öyleyse lütfen beni dinleyin ve işitin.<br />
Eğer konuşmak istiyorsanız,<br />
bir kaç dakika söz sıranızı bekleyin<br />
o zaman bende sizi dinleyeceğime<br />
söz vereyim.</p>

<p class="sayac_bilgi"><b>Bu yazı bugün 0 kez toplam  133 kere okununmuştur...</b></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.x91.net/hayattan/melankoli/birbirimizi-sevebilmek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nev &#8211; Efkarlıyım</title>
		<link>http://www.x91.net/hayattan/melankoli/nev-efkarliyim.html</link>
		<comments>http://www.x91.net/hayattan/melankoli/nev-efkarliyim.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Dec 2010 21:15:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Metin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Melankoli]]></category>
		<category><![CDATA[efkarlıyım]]></category>
		<category><![CDATA[nev]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.x91.net/?p=1378</guid>
		<description><![CDATA[Bu sabah radyolarda gezinirken tesadüfen rastladım, aklımın bir köşesine takıldı durdu bütün gün, dinledikçe iki tek atası geliyor insanın, Her ne kadar Nev&#8217;i pek sevmesemde çok sağlam parça, özellikle son bölümdeki nakaratta resmen bir isyan var&#8230; Efkarlıyım başım duman Sitemim var ey koca çınar Zor günümde nicesini andım Muhabbet yetmezmiş bilmedim Dün bugün dedim gönlüm [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-1379" title="nev-efkarliyim" src="http://www.x91.net/wp-content/uploads/nev-efkarliyim.jpg" alt="" width="500" height="375" /></p>
<p>Bu sabah radyolarda gezinirken tesadüfen rastladım, aklımın bir köşesine takıldı durdu bütün gün, dinledikçe iki tek atası geliyor insanın, Her ne kadar Nev&#8217;i pek sevmesemde çok sağlam parça, özellikle son bölümdeki nakaratta resmen bir isyan var&#8230;</p>
<p>Efkarlıyım başım duman<br />
Sitemim var ey koca çınar<br />
Zor günümde nicesini andım<br />
Muhabbet yetmezmiş bilmedim</p>
<p>Dün bugün dedim gönlüm avuttum<br />
Yarın yetmezmiş bilmedim<br />
Dert bir yandan<br />
Sevda bir yandan</p>
<p>Derman yetmezmiş bilmedim<br />
Sitem ne çare<br />
Şu dünyanın haline kandım<br />
Ben yalnızmışım bilmedim</p>
<p>Gönül için için yanar da<br />
Sabır yetmezmiş bilmedim<br />
Sitem ne çare<br />
Efkarlıyım başım duman<br />
Sitemim var ey koca çınar</p>
<p>Klip olarak dersiniz buyrun burdan yakın :<a href="http://www.6yv.net/DS2TEA" target="_blank"> http://www.6yv.net/DS2TEA</a></p>

<p class="sayac_bilgi"><b>Bu yazı bugün 0 kez toplam  483 kere okununmuştur...</b></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.x91.net/hayattan/melankoli/nev-efkarliyim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kendine İyi Bak !</title>
		<link>http://www.x91.net/hayattan/melankoli/kendine-iyi-bak.html</link>
		<comments>http://www.x91.net/hayattan/melankoli/kendine-iyi-bak.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Jan 2009 21:32:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Metin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Melankoli]]></category>
		<category><![CDATA[iyi bak]]></category>
		<category><![CDATA[kendine]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.x91.net/?p=144</guid>
		<description><![CDATA[Kendine iyi bak” bir &#8220;veda&#8221; değil &#8220;elveda&#8221; cümlesidir çoğu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasını gizler içinde&#8230; &#8220;Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra ben yanında olmayacağım. Olamayacağım. İstesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmanı istiyorum. Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.“ “Kendine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kendine iyi bak”  bir &#8220;veda&#8221; değil &#8220;elveda&#8221; cümlesidir çoğu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasını gizler içinde&#8230;</p>
<p>&#8220;Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra ben yanında olmayacağım. Olamayacağım. İstesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmanı istiyorum. Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.“</p>
<p>“Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden başkası olmayacak yanında sana bakacak. Ben olmayacağım. Kendine iyi bak ve beni düşünme. Çünkü ben de seni düşünmeyeceğim artık. Arama sakın beni, yazma, çünkü ben yazmayacağım. Sil beni yüreğinden, çünkü ben sileceğim. Fakat, yaşanılan, paylaşılan güzel şeyler hatırına sana yürekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum.”</p>
<p>Kendine iyi bak. Aramızda geçen herşeye rağmen benden sonra iyi olduğunu bilmeyi tercih ederim. Aslında bilmem çok önemli değil, iyi olduğunu varsayacağım ben. Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum ben, seni kendinle başbaşa, yapayalnız bırakıyorum ben. Biliyorum kendini bırakacaksın benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum. Aslına bakarsan, çok da fazla umursamıyorum.&#8221;" &#8221;</p>
<p>Kendine iyi bak derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu. Çünkü onları ayırmak, eti tırnaktan ayırmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok acı vericidir, yürek parçalıyıcıdır. Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine “Kendine İyi Bak” gözleriyle ayrılırlar. Ta ki umut da, sevgi de tükeninceye kadar…Ta ki son elveda mezar sessizliğine bürününceye kadar…</p>
<p>Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez “Kendine İyi Bak “ derler ve giderler. Onlar eti tırnaktan ayırmak yerine ölümü yeğlerler. Onlar bu acıyı bir kezden fazla kaldıramayacaklarını bilirler.</p>
<p>Kendine iyi bak derler ve giderler. Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiç bir zaman olamaz derler ve giderler. En büyük ihanet değil midir aslında seni seveni, ihtiyacı olanı yüzüstü bırakıp gitmek. &#8220;Kendine iyi bak&#8221; derler ve giderler. Seni suskunluğa mahkum edip giderler. Seni parçalara ayırıp, en büyük parçayı yanlarına alıp giderler. Seni senden alıp giderler.</p>
<p>Daha kötüsü suçlayamazsın onları tüm bunlar için. Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardır elbet. Suçlatmaz kendini. Savaşmadıkları için kızarsın ama suçlayamazsın. Savaşmışlarsa, yenildikleri için kızarsın ama suçlayamazsın. Yenildiğin için kızarsın ama suçlayamazsın… Ayrılığın kaçınılmazlığına inandırır seni, &#8220;kendine iyi bak&#8221; derler ve giderler. Elinden umutlarını, düşlerini, sevgilerini alıp giderler. Bir tek anıları bırakırlar geride, bir de hatırladıkça gözyaşlarına boğulasın diye<br />
unutulmayan nağmeler.</p>
<p><span style="color: red;">Arkalarına bakmadan çekip giderler eğer yalnız kalmışsan, çünkü insafsızlıklarını görmek istemezler.<br />
Herşey o saniye orada bitsin, kapansın bu sayfa isterler. &#8220;Bitti&#8221; diyemedikleri için, &#8220;kendine iyi bak&#8221; derler.<br />
&#8220;Kırıldım ve affedemiyorum&#8221; diyemedikleri için &#8220;kendine iyi bak&#8221; derler.<br />
&#8220;Seni istemiyorum artık, hayatımdan çıkaracağım ama bil ki hiç unutmayacağım&#8221; diyemedikleri için kendine iyi bak derler.<br />
&#8220;Biliyorum çok kanayacaksın ama daha iyisini yapamıyorum&#8221; diyemedikleri için &#8220;kendine iyi bak&#8221; derler.<br />
Vicdanlarını rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktır ve o yara asla kapanmayacaktır, bilirler.</span></p>
<p>Kendine iyi bak bir noktadır çoğu zaman. Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansın isterim ben. Oysa sen iyisin… Sen gözümdeki ışık, dudağımdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçssin. Sen hayatıma renk katan, sen yüreğimdeki çarpıntı, sen hayatımdaki neşesin. Sen yolumu aydınlatan, sen dert ortağım, sen gönül yoldaşım, sen bir tanesin. &#8220;Kendine iyi bak&#8221; deme bana. Nokta koyma.</p>
<p>Keşke böyle yaşanmasaydı bazı şeyler, keşke affedebilsen beni, keşke ben de affedebilsem… Keşke döndürebilsek zamanı geriye. Keşke bugünkü aklımızla yaşasak herşeyi baştan. Nafile&#8230; Ama yine de, gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı? Sen eksikken, ben nasıl tam olurum? Senden kalan boşluğu kimlerle doldururum? Savaşsak, aramıza giren şeytanla olmaz mı? Hani büyük aşklar her türlü engeli aşardı, hani gerçek dostluklar her sınavı geçerdi, hani sevgi eninde sonunda kazanırdı? Hani hayatta hiç kirlenmeyecek değerler vardı? Hani en büyük zaferler, en kanlı savaşların ardından kazanılırdı? Bunların hepsi yalan mı? Sahiden&#8230;, gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı?……….</p>
<p>Peki o zaman. Senin istediğn gibi olsn. Öyleyse&#8230;Sen de &#8220;KENDİNE İYİ BAK.&#8221;</p>

<p class="sayac_bilgi"><b>Bu yazı bugün 0 kez toplam  342 kere okununmuştur...</b></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.x91.net/hayattan/melankoli/kendine-iyi-bak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Öldüğüm Gün</title>
		<link>http://www.x91.net/hayattan/melankoli/rutubet.html</link>
		<comments>http://www.x91.net/hayattan/melankoli/rutubet.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Jul 2008 23:13:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Metin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Melankoli]]></category>
		<category><![CDATA[öldüğüm gün]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.x91.net/?p=83</guid>
		<description><![CDATA[Öldüğüm gün Sokağımdan bir kadın geçsin istiyorum Güzel ya da çirkin Ama karalara bürünmüş bir kadın Kalabalık görünce evin önünü Gözlerini kaldırıp pencereme bakmalı Aklına ben gelmeliyim Ağlamalı Öldüğüm gün Hava yağmurlu olsun istiyorum Cenezeme gelenlerin hepsi ıslanmalı Biri &#8220;Zaten ters adamdı Böyle günde ölünür mü? &#8221; demeli Diğeri rahmetle anmalı beni Dostumu düşmanımı anlamalıyım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Öldüğüm gün<br />
Sokağımdan bir kadın geçsin istiyorum<br />
Güzel ya da çirkin<br />
Ama karalara bürünmüş bir kadın<br />
Kalabalık görünce evin önünü<br />
Gözlerini kaldırıp pencereme bakmalı<br />
Aklına ben gelmeliyim<br />
Ağlamalı</p>
<p>Öldüğüm gün<br />
Hava yağmurlu olsun istiyorum<br />
Cenezeme gelenlerin hepsi ıslanmalı<br />
Biri &#8220;Zaten ters adamdı Böyle günde ölünür mü? &#8221; demeli<br />
Diğeri rahmetle anmalı beni<br />
Dostumu düşmanımı anlamalıyım<br />
Silerek dudaklarından<br />
Dua kırıntılarının izini<br />
Yanımdan uzaklaşınca hoca<br />
ilk defa<br />
Yarınımı düşünmeden<br />
Rahat bir uykuya dalmalıyım.</p>

<p class="sayac_bilgi"><b>Bu yazı bugün 0 kez toplam  283 kere okununmuştur...</b></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.x91.net/hayattan/melankoli/rutubet.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yalnızlığın Acıttığı Anlar</title>
		<link>http://www.x91.net/hayattan/melankoli/yalnizligin-acittigi-anlar.html</link>
		<comments>http://www.x91.net/hayattan/melankoli/yalnizligin-acittigi-anlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Feb 2008 11:17:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Metin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Melankoli]]></category>
		<category><![CDATA[acı]]></category>
		<category><![CDATA[an]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.x91.net/?p=75</guid>
		<description><![CDATA[Yolda hiçbiryere yetişme geregi olmadan yürürken, birden yavaş yavaş yağmur başlar. kişi alışkanlık olarak adımlarını hızlandırır. sonra hatırlar ki nasılsa görecek, seni umursayan, sırılsıklam olmuş olmana üzülecek, seni seven biri yok. adımları tekrar yavaşlatır, evine yalnız başına akşam yemeğini yemek üzere en uzun yoldan döner. Etrafınızı deli gibi dağıtmanıza rağmen kimselerin size laf söylemediği, kimselerin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yolda hiçbiryere yetişme geregi olmadan yürürken, birden yavaş yavaş yağmur başlar. kişi alışkanlık olarak adımlarını hızlandırır. sonra hatırlar ki nasılsa görecek, seni umursayan, sırılsıklam olmuş olmana üzülecek, seni seven biri yok. adımları tekrar yavaşlatır, evine yalnız başına akşam yemeğini yemek üzere en uzun yoldan döner.</p>
<p>Etrafınızı deli gibi dağıtmanıza rağmen kimselerin size laf söylemediği, kimselerin o daginiklarinizi toplamadigi anlar.daginik olmak hoş ama, bu noktada anlaşilan yalnızlık en az o eşyalar kadar dağıtır, toparlanamaz hale getirir insani.</p>
<p>Televizyondaki spiker sunumunu bitirip iyi akşamlar dediğinde &#8220;sanada&#8221; diye karışlık verme ihtiyacı duydugun an.</p>
<p>Elinde sigara , manasızca karşı duvara baktığın an.</p>
<p>Sevdiğin şarkıyı senin kadar sevebilecek hiçkimsenin yanında olmadığı an.</p>
<p><span id="more-75"></span></p>
<p>Güzel bir yemek yaparsın tek başına yerken halıya bir parca dökülür eğilip sorarsın &#8220;nasıl güzel olmuş mu?&#8221; İşte yalnızlığını anladığın an o andır.</p>
<p>Evde yaptığınız yemeği tek başına yerken, masaya oturduğunda bir kaç saniyelik sessizliğin oldugu an. sonradan televizyonu açmak zorunda kalabilir insan, sırf yalnızlık hissi veren bu sessizliği bozmak için..</p>
<p>Akşam yemeğini yalnız başına yerken birden anlatmak, paylaşmak istediğin binlerce cümle oldugunu ve bu cümlelerin boğazına dizildiğini anladığın an&#8230;</p>
<p>İçeriden nefis yemek kokularının gelmediği, hoşgeldin oğlum/kızım/sevgilim/arkadaşim şeklinde karşılanmadığın, bir eve adım attığında.</p>
<p>Gözlerinizden yaş düşerken kendi mendilinizi kendiniz aldığınız an.</p>
<p>Diğerlerinden olmadığın, biraz daha farkli olduğun için arkadaşlarının seni terkettiğini anladığın anlar&#8230;</p>
<p>İstiklalde yalniz başiniza yurudüğünüz anlar</p>
<p>İş dönüşü kapıyı anahtarla acip karanlık eve girdiğinizde &#8220;ben geldim&#8221; diyecek kimse olmadığında.<br />
hatta daha beteri, kimse olmadigini bile bile &#8220;ben geldim sevgili evim, nasil geçti günün?&#8221; dediğinizde.<br />
evle, bilgisayarla, televizyonla, puzzle&#8217;la, muzikle, mutfak penceresiyle, otla çiçekle yuksek sesle konuştuğunuzda.</p>
<p>Gece cok geç olmuş sanıp yatarken saatin daha 12 bile olmadığı anlasilan ve kendi kendine gülerek &#8220;tavuk gibi erken mi yatacaksın&#8221; denilen an.</p>
<p>Elektriklerin kesildiği gecelerde daha net hissedilir. Ne tv ne de bilgisayar oldugundan minderle ya da kolonya şisesi ile konuşulan anlardır.</p>
<p>Bir bayram sabahı, ailece yaşayan karşı komsunuzun sizin yalnizlığınıza çare olsun diye &#8216;istersen gel beraber kahvaltı yapalım&#8217; çağrısını duydugunuz an</p>
<p>Hastayken, nane-limon yapacak, ateşinize bakacak, üzerinizi örtecek ve şefkat gösterecek kimsenin olmadığı anlar.</p>
<p>Heves edip aldığınız tüm yiyeceklerin en küçük boy olmalarına rağmen bitmeden bayatlayıp atildığı anlardır.<br />
yiyeceği çöpe dökerken başınızı kaldırıp gözlerinizi kısıp, dersiniz: işte bu an o an, anladım..</p>
<p>&#8221;Aziz Nesin&#8221; ,&#8221;Sesler&#8221;adli şiirinde bu anları çok güzel anlatmıştır.Şiiri okuduğunuzda yalnız oldugunuz kafanıza çok güzel dank eder.</p>
<p>&#8221;gecenin bir zamanı evine gelince<br />
kilitte duyuyorsan anahtarın sesini<br />
anla ki yalnızsın &#8221;</p>
<p>elektrik düğmesini çevirince<br />
çıt diye bir ses duyuyorsan<br />
anla ki yalnızsın &#8230;&#8230;</p>

<p class="sayac_bilgi"><b>Bu yazı bugün 0 kez toplam  278 kere okununmuştur...</b></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.x91.net/hayattan/melankoli/yalnizligin-acittigi-anlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erkekler Ağlamaz !!! Ama Neden ?</title>
		<link>http://www.x91.net/hayattan/melankoli/erkekler-aglamaz-ama-neden.html</link>
		<comments>http://www.x91.net/hayattan/melankoli/erkekler-aglamaz-ama-neden.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Jan 2008 10:40:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Metin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Melankoli]]></category>
		<category><![CDATA[ağlamak]]></category>
		<category><![CDATA[ağlarım]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[gözyaşı]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[zor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.x91.net/?p=67</guid>
		<description><![CDATA[Ağlayamaz onlar&#8230; Gözyaşları olmadığından değil&#8230; Birileri “Erkekler Ağlamaz” dediği için de değil&#8230; Kalpleri taş olduğundan hiç değil! Onlar&#8230; Ağlamayanlar değildir; ağlayamayanlardır&#8230; Halbuki o kadar çok isterler ki ağlamayı.. Bağıra bağıra.. Hıçkıra hıçkıra.. Kendini unuturcasına&#8230; Ama ağlayamazlar&#8230; Çatlarlar,çatlatırlar yüreklerini de yine ağlayamazlar&#8230; Gözyaşının olduğu yerde “rahmet” olacağını da bilirler oysa&#8230; Bir damla rahmet için,bin damla yaş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center">Ağlayamaz onlar&#8230;<br />
Gözyaşları olmadığından değil&#8230;<br />
Birileri “Erkekler Ağlamaz” dediği için de değil&#8230;<br />
Kalpleri taş olduğundan hiç değil!<br />
Onlar&#8230;<br />
Ağlamayanlar değildir; ağlayamayanlardır&#8230;<br />
Halbuki o kadar çok isterler ki ağlamayı..<br />
Bağıra bağıra..<br />
Hıçkıra hıçkıra..<br />
Kendini unuturcasına&#8230; Ama ağlayamazlar&#8230;</p>
<p align="center"><span id="more-67"></span></p>
<p align="center">Çatlarlar,çatlatırlar yüreklerini de yine ağlayamazlar&#8230;<br />
Gözyaşının olduğu yerde “rahmet” olacağını da bilirler oysa&#8230;<br />
Bir damla rahmet için,bin damla yaş dökmeye hazırdırlar&#8230;<br />
Hazırlanırlar&#8230;<br />
Ağlayamazlar&#8230;</p>
<p align="center">Anlamsız kahkahalar içinde boğulur hıçkırıkları&#8230;<br />
Feryâdı yutar,acıyı içlerine çeker onlar!<br />
İsyân,onlara çok yakındır;yanaşmazlar yanına&#8230;<br />
Sabır,onları sevmese de sarılmaya çalışırlar&#8230;<br />
Alışırlar her yeni duruma&#8230;<br />
Durmadan yarışırlar ve savaşırlar kendileriyle&#8230;</p>
<p align="center">Çemberinden geçirirken felek,onların kulağına bir şey fısıldamıştır&#8230;<br />
Tam olarak anlatamazlar ne olduğunu;ancak hiç unutmazlar yine de&#8230;<br />
Anlatamadıkları için ağlayamazlar..<br />
Ağlayamadıkları için anlatamazlar!</p>
<p align="center">Bir gülün dibine diz çöküp ağlasa onlar&#8230;<br />
Gözyaşlarıyla gülün rengine renk katabilirler belki&#8230;<br />
Ama yapamazlar&#8230;<br />
“Ya solarsa?” derler&#8230;<br />
Solarlar belki;ama soldurmazlar!</p>
<p align="center">Herkes onları “ağlayamaz” sanır&#8230;<br />
Çünkü hiç kimse göremez,içlerine akan yaşları!<br />
İçerde kaynayanı,yananı,içerdekinden gayrısı bilemez!<br />
Yanaklarından süzülmediği için de kimse silemez gözyaşlarını&#8230;<br />
Yaşlarını da bilemezler..<br />
Çünkü onlar,oldukları yaşta değildirler&#8230;</p>
<p align="center">
Onlar,birbirlerini tanır;birileri onları tanıyamaz!</p>
<p align="center">Onlar mâşuktur&#8230;</p>
<p align="center">Onlar âşıktır&#8230;</p>
<p align="center">Onlar darmadağın&#8230;</p>
<p align="center">Onlar karmakarışıktır!</p>
<p align="center">&nbsp;</p>

<p class="sayac_bilgi"><b>Bu yazı bugün 0 kez toplam  310 kere okununmuştur...</b></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.x91.net/hayattan/melankoli/erkekler-aglamaz-ama-neden.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sensizlik Üniversitesi</title>
		<link>http://www.x91.net/hayattan/melankoli/sensizlik-universitesi.html</link>
		<comments>http://www.x91.net/hayattan/melankoli/sensizlik-universitesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Jan 2008 21:06:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Metin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Melankoli]]></category>
		<category><![CDATA[ben]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[sen]]></category>
		<category><![CDATA[sensizlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.x91.net/?p=65</guid>
		<description><![CDATA[Girmek için ne sınav gerekli, ne lise diploması, ne de ikamet belgesi. Tek bir şatı var bu fakültenin SENsizliğin ertesi. Gittiği an başlıyor ve nefes aldığın sürece devam ediyor. İlk günleri çok zordur. Hani hiç ingilizce bilmiyorsundur da tüm dersler İngilizcedir ya öyle bir şey işte. Bu fakülteye girene çok rastladım da mezun olana hiç [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Girmek için ne sınav gerekli, ne lise diploması, ne de ikamet belgesi. Tek bir şatı var bu fakültenin SENsizliğin ertesi. Gittiği an başlıyor ve nefes aldığın sürece devam ediyor. İlk günleri çok zordur. Hani hiç ingilizce bilmiyorsundur da tüm dersler İngilizcedir ya öyle bir şey işte.<br />
Bu fakülteye girene çok rastladım da mezun olana hiç rastlamadım daha, yaşamım boyunca. Dünyanın en büyük yüz ölçümüne sahip, en büyük fakültesi.<br />
Adresi belli değil. Belki de evrenin her yeri.<br />
Derslere devam mecburiyetin yok ama mecbur kalırsın tüm dersleri görmeye.Bir kaç ders sonra seçmeli ders diye seçmeli aşkları seçersin.</p>
<p><span id="more-65"></span><br />
En zor ders ilk girdiğindedir. Üstelik de gece dersi. &#8220;İLK SENSİZ GECELER&#8221; yani.<br />
Uyuyamazsın, uyuduğunda ansızın uyanıp sabahı sabah edersin, yarın asılacağını bilen bir mahkum misali.<br />
Ve ilk öğrendiğin en uzun gecenin 21 aralık değil, 21 SENsiz gece olduğudur.<br />
Duşta,yemekte, otobüste, yolda, evde, işte, cafede, kalabalıkta yalnız kaldığında, uyurken, içerken, ibadet ederken her saniye devam eder dersler. Ve bir kez kayıt olmuşsundur, ne kaydını dondurabilirsin nede bırakıp gidebilirsin.<br />
Kaçmayı denersin bir süre. Belki kısa bir tatile, belki hiç bilmediğin bir şehre, belkide bildiğin bir şehrin en ücra köşesinde bir yere hapsedersin kendini. Başaramazsın. Rektör de profesör de öğrenci de sensin.<br />
- Yoklama yaparsın bazen.<br />
- YALNIZLIK!!!<br />
- Burada hocam.<br />
- Aferin, bak en azimli sen çıktın. İlk andan beri devamsızlığın hiç olmadı.<br />
Zamanla azalır, hafifler acılar.<br />
Her gece &#8220;UNUTTUM&#8221; diye bağırırsın öfkeyle karışık.<br />
&#8220;YETER ULAN&#8221; diye yankılanır sesin sessizlikte.<br />
Bazen günlerce hiç aklına gelmez. Tam tamam mezun oldum dersin, bir şiir, bir şarkı, bir roman, bir mekan hatırlatır seni, anlarsın devam ediyor dersler, yer SENsizlik FAKÜLTESİ&#8230;<br />
Düşünürsün zamanla bilinçlendikçe. İlk bir kaç ay ümidin vardır. Arayacak diye. Telefon çalar.<br />
Buyrun sensizlik fakültesi diye açmak istersin sessizce.<br />
Ama arayan hep sensizliktir. Dönecek dersin gelecek ve vereceğim bitirme tezimi mezun olacağım bir gün ve bu hayallerle ana dersleri görmeye başlarsın.<br />
1-gurur<br />
2-dönse bile eskisi gibi olur muyuz<br />
3-intikam<br />
4-neden girdim bu fakülteye !!!!!!!<br />
dersler uzar geceler daha da uzar. Anlamaya çalıştıkların anlamlandırmaya çalıştıkların unuttum sanıp ertelediğin gerçekler, anlamsız gerekçeler, uykusuz geceler&#8230;<br />
Bir gece bir bakmışsın her gece derslerde bir ben, bir ben ve bir ben daha.<br />
Tartışmaların başlar, bir kızarsın bir gülersin, bir ağlarsın karşılıklı.<br />
Bilirsin yalnız olduğunu yine de daha bir koyulaşır sohbetleriniz.<br />
Ve nihayet ilk sınavın.<br />
BİR ŞİZOFREN OLARAK YAŞAMAYI NASIL ÖĞRENEBİLİRSİN???<br />
Öyle ya bir ben, yalnız kalabalıklarda.<br />
Öyle bir ben sendeki beni kurtarmaya çabalamakta.<br />
Bir ben sen sandığı vücutlarda.<br />
Dedim ya mezun olanı görmedim, zaten mezun olunacak bir fakültede değil.<br />
Tek bildiğim bu okulun öğrencisinin çok olduğu. Sakın bu fakülteyi merak etmeyin, bir gün olurda girerseniz çekip gitmeyi de boşuna denemeyin&#8230;.</p>

<p class="sayac_bilgi"><b>Bu yazı bugün 0 kez toplam  353 kere okununmuştur...</b></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.x91.net/hayattan/melankoli/sensizlik-universitesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

