Karalama Kategorisindeki Yazilar

Se-vi-yo-rum

Ara-23-2009

Kimimiz seviyor, kimimiz seviliyor, bazen her ikisi karşılıklı oluyor, bazen sonu olmuyor
bazen sadece bir başlangıç,  hayatın bir yerinde bizi mutlaka bekliyor bu acı/güzel olay. Başlığa bakınca neden heceledin diye düşünebilirsiniz. Evet hecelememin bir anlamı var hayat insana her daim tecrübe kazandırıyormuş, Yaşadıklarımız bazen güzel bazende acı tecrübeler getirebiliyormuş bize.

işte se-vi-yo-rum’da bunlardan birisi Bazen heceleyerek söylemek lazım se-vi-yo-rum demeyi, bazen çok se-vi-yo-rum diyoruz ama bırakıyoruz  zamanla, üzerinden belli bir süregeçtikden sonra  anlıyoruz avucumuzun içindeki bu küçük hazineyi kaybettiğimizi.

işte bu yüzden heceleyerek söylemek lazım se-vi-yo-rum demeyi, her hecesinde vurgulamak lazım her vurguda haykırmak lazım se-vi-yo-rum demeyi.

4 hece 9 harf,  işte bu basit denklemin insan hayatına katabileceği/alabileceği şeylerin haddi hesabı yokmuş, bunu öğretti bu hayat bana acı tecrübelerle, hayatımda her ikisinide yaşamışlığım oldu kımı zaman bır nefes verdı kımı zaman ciğerlerimi söktü aldı…

Bakmayın bu yazdıklarıma, hayır, hayır düşündüğünüz gibi değil,  bu bir isyan yazısı değil bu boşlukdaki bir yazı neden yazdığımı bilmediğim boş bir yazı benim için, içimden geldi, bugün yazmak istedim, altında farklı şeyler aramaya gerek olmaksızın yazıyorum.

Bazen bizi acıya boğuyor evet benide boğduğu bir dönem olmuştur kötüdür acısı, önceleri öfkedir ona sahip olan, bir süre sonra intikama bırakır yerini, sonra üzüntü alır yerini bu en uzun süren evresidir, acı katılmış se-vi-yo-rum zamanla  kendini bırakır acıları ayıklarsın güzel olanları bırakırsın sadece hoş bir anı olur kalır, Bazen onunla yürüdüğün, onunla buluştuğun, hatta onunla oturduğun yerde dururken bir mırıldanır veya ufak bir gülümsersin, yakınındaki bir arkadaşın bir şeymi söyledin der, sende yok bir şey dersin işte, se-vi-yo-rum un acı versiyonu budur. Kendini zamanla “yok bir şey” e bırakır geçmiş gitmiştir,  sana ondan geriye kalan sadece budur. Bunun birde güzel olanı mutlu edeni vardır evet bunuda yaşamışlığımız var ama o zamanlar se-vi-yo-rum’un ne olduğunu bilmiyorduk dedim ya o zamanlar basit bir muhabbet arası cümleymiş meğerse kisme bize söylemedi se-vi-yo-rum demenin nası lbir şey olduğunu ben buraya yazıyorum ki okuyanlar bilsinler…

Yazımı çok uzattım farkındayım gece olması sebebi ile birazda melankoli oldu sanırım yazıynın sonuna gelırken sonuç bölümünü özetlemek istiyorum; Birini seviyorsan heceleyerek söylemelisin bunu, evet artık buna eminim, se-vi-yo-rum demelisin her hecede vurgunu yapmalısın karşındaki sana neden heceliyorsun diye sorduğunda,  yukarıda yazdıklarımdan çıkardığın 3 - 5 cümleyle anlatmalısın belkide veya ona demelisin ki seni o kadar çok se-vi-yo-rum’ki her hecede bunu bilmeni her nefesimi seninle aldığımı bilmeni istiyorum demelisin.

Unutmayın eğer sevdiğiniz birisi varsa en kısa sürede se-vi-yo-rum demeyi unutmayın

(M.P - 23.12.2009)

Posted under Karalama

Süzülüyorum Napeym

May-24-2009

Hayatı boşvermiş bir insanın anatomisini anlatan bir yazı bu.

Türk filmlerindeki o acı aşk temalı senaryoları yaşamışlığı olan bir insan müsvettesi olarak görülen zamanlarım olmuştur.  Bazen hayatımdaki 10 güzel anıyı sıraya koymak için kağıt kalemi elime aldığım olmuş ve uzun bir düşünce süresiyle 10 maddeyi yazabilmişimdir, ancak bu maddelerin 8 tanesinin başkalarının yaşatmışlığı olduğunu fark etme süresi, düşünme süremden daha kısaydı, kağıdı yırtıp atmam çok daha kısa.

Hayatımda bir her zaman her işin altından bir terslik çıktığını ve hayatımın bu yuzden çok ters gittiğini 26 yaşında bir akşam üstü anlayabildim. Evet bu yaşa kadar bunu anlayamamamın ağırlığını hissetmişliğimde oldu, kurşunun gideceği adresi bilmesi sendromu aslında her aksiliğin veya her şeyın kötü gideceği insanı bulması vardır ya işte ben o insanlar arasındaki maratonda hızla birinciliğe koşuyorum.

Çevremdeki her arkadaşımın anlattığı mutluluk masallarını dinlediğim oluyor, ben bunlara masal diyorum çünkü yaşanma ihtimali olmayan her şey sanırım masaldır, ancak ya bir çilingir sofrasının konusu oluyor, daha ileri gitmesi benim maratonu bitirmeme bağlanabilir esasında ama sanmıyorum ben bu maratonun kombinesini almışım. Zaten bu hikayelerin tek amacı vardır, oda bir sigara daha yakıp hayattan 3 - 5 dakika daha çalmak. (Bu arada Sigara maratonu etkilemiyor, performansda herhangi bir değişim yok)

Yazdığım bu yazıda 24 Mayıs sabahında  uyku tutmadığı için yazılmıştır, Hatta şu anda dışarıda hafif bir aydınlık var sabah oldu yeni bir gün başlayacak ben o yeni günde olmayacağım, o saatlerde uyuyarak kaçıyorum günden hayat böyle daha bir garip esasında gecenin verdiği huzur farklı bir şey…

Bıraktım kendimi boşluğa “Süzülüyorum Napeym”

(M.P 24.05.2009)

Posted under Karalama
1 / 512345»